25 Nisan 2010 Pazar
Vialle Lpi Kullanıcı Yorumlarım
Son oluşan benzin zamları ve hesapta olmayan aracı daha fazla kullanma ihtiyacım sebebi ile giriştiğim alternatif arayışlarına aracıma Vialle Lpi sistemini uygulatarak son vermiş bulunuyorum.
Vialle firması Hollanda merkezli bir firma olup Lpg dönüşüm sistemleri üreten bir firma. Lpi sistemi ise Liquid Prophane Injetion kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve Lpg'nin sıvı halde silindirlere püskültülmesine dayanan bir sistem.
Sistem 2009 yılından beri TEMSA firması tarafından Türkiye'ye getirilmekte.
Sistemin avantajları Sıralı sistemlere göre avantajları,
- Güç ve çekiş kaybı yok. Hatta incelemelerim sonucu bu sistemlerle güç kazancı yaşanabildiği fakat mekanik problemler oluşmaması adına sistemin ona göre ayarlandığı (bir nevi güçten düşürüldüğü) belirtilmiş. Kaynak: wiki
- Buharlaştırıcı yok. Bu sebeple başlayan sistem sıralı sisteme göre daha çabuk lpg ile çalışmaya başlıyor. Zira motor suyu sıcaklığı bu sistem için çok da önemli değil. Ayrıca aracınızın şebekesinin de kesilmesine gerek kalmıyor.
- Backfire riski yok.
- Ayar ve bakım gerektirmiyor. Sistem monte edildikten sonra hava şartları vs gibi durumlar sebebi ile ayar gerektirmediği gibi, ayarının kaçması ya da periyodik bakım gibi bir durum da söz konusu değil.
- Aracınıza özel. Evet sistem tamamiyle aracınıza özel bir yazılımla geliyor ve bu şekilde montajlanıyor. montajı yapan kişinin ayar yapmasına filan gerek yok. Daha önceden bildirdiğiniz araç özelliklerine göre (marka, model, motor vs) siparişiniz geliyor. Ve aracınızın kendine has özellikleri ile de birebir uyumlu. Mesela supap zamanlaması (mivec, v-tec (Honda araçlara aynı firmanın başka bir ürünü montajlanıyor) ,vvt vs) ile.
- Daha ekonomik. Sistem aracınıza özel ve bakım-ayar gerektirmeye bir sistem olduğundan dolayı sıralı sisteme göre daha ekonomik. Aslında tüketimi sıralı sistemden az değil. Ama ayarlaması mükemmel yapılmış bir sıralı sistem kadar yaktığını ve bu ayarını sıralı sistemin tersine sürekli koruduğu ve bakım gerektirmediğini de hesaba katarsanız tüketime olumlu etkisi olduğunu konusunda haklı olduğumu kabul edersiniz. Yanlış anlaşılmasın iyi ayarlanmış bir sıralı sistemden az yakmıyor.
- Isınma sebebiyle arada benzinle çalışma rejimine geçmiyor. Sürekli devir saati kırmızı bölgede kullanılırsa tabi gerektiği taktirde bunu yapıyor.
- Aracın garantisi bozulmuyor (sadeceMitsubishi kullanıcıları için)
- Tüm parçaları ithal. Bu kalite yanında ürünün pahalı olasını da getiriyor.
Gelelim sisteme, sistem benzin sisteminin neredeyse aynısı. LPG tankı içerisindeki sıvı haldeki yakıt bir dalgıç pompa vasıtasıyla regulatöre oradan da enjektörlere gönderiliyor. Aracın ecu'sundan da bilgi alan ve kendi ecu'suna sahip sistem enjektörlerin gerektiği kadar püskürtme yapmasını sağlıyor. Bu enjektörler aracın emme manifoldu üzerine yerleştirilmiş ve manifolt içerisinden silindirlere kadar uzanan kılcak diyebileceğimiz borularla Lpg'yi silindirlere sıvı halde püskürtüyor. Regulatörden gönderilmiş ama enjektörlerden püskürtülmemiş sıvı haldeki lpg tekrardan tankınıza geri dönüyor. Sonuçta buharlaşırma filan yok değil mi?
Şimdi de tüketim değerlerimden biraz bahsedelim. Benzinle kullanımında en son ilk 12500 km için 8,6 Lt/100 km şeklinde olan tüketimim litre fiyatı 3,75 liralık benzin üzerinden km de 32 kuruş gibi bir değere sahipti. Şimdi ise bu tüketimim km de 19 kuruş seviyesine geriledi. Bu da %40 seviyesinde bir tasarruf demek. Tabi bu tüketim değerleri henüz 4. deposunda olan aracım için erken değerler olabilir. Kışın havaların soğumasıyla bu tüketimin biraz artacağını düşünüyorum. Diğer yandan bahar aylarında olduğumuzu hesap edersek yaz aylarında bu değerin daha da düşeceği inancındayım. Bu durumda yine ortalamamın bu seviyelerde dolaşacağı düşüncesindeyim.
Bir kaç tane fotoyu yakında ekleyeceğim. Şimdilik ilgilenenler için link veriyorum.
http://www.vialle.com.tr/
30 Ekim 2009 Cuma
Mitsubishi Lancer Evo X Test Sürüşü 25 Ekim 2009 (Atatürk Olimpiyat Parkı)
25 Ekim günü araba tutkunlarının hayallerini süsleyen Mitsubishi Evo X'in , nam-ı diğer "beyaz köpekbalığı"'nın, test sürüşüne katılma şansını yakaladım. TEMSA tarafından organize edilen test sürüşü başlıkta da belirtildiği üzere Atatürk Olimpiyat Parkında yapıldı. Benim de içinde bulunduğum bir avuç şanslı katılımcı sürücü koltuğundaki Ralli Pilotu Sehat Öztemir'in yanına oturarak aracın sınırlarını görme imkanı yakaladı.
Test aracı beyaz renkli 295 beygir gücünde MR TC-SST (6 ileri çift kavramalı yarı otomatik şanzımanlı) versiyonu idi. Test sürüşü esnasında 1 defa lastik (Bridgestone Potenza Adrenalin) değiştirildi.
Videonun Tamamı için: http://www.youtube.com/watch?v=xJ02w_FiLAo
İsim yazdırarak sıraya girildikten sonra sıra size geldiğinde hızlanma, ıslak ve kuru zeminde frenleme, ani şerit değiştirme, ıslak ve kuru drift atma, slalom gibi özellikleri kukalar dizilerek oluşturulmuş parkurda ASTC güvenlik donanımları aktif ve pasif durumda olmak üzere iki tur atarak inceledik. ASTC açık konumdayken araba bizim yoldan herhalgi bir biçimde çıkmamıza engel olup parkurları hakkıyla tamamlamamıza izin verirken, bu özellik kapatıldığında ise özellikle el frenli ve frensiz dirft atmaya izin vermesiyle tadına doyulmaz dakikalar yaşattı. Tabi burada test pilotumuzun maharetinin de etkili olduğunu söylemeden edemiyeceğim. Hele ki kendi Evo'larıyla (Tommy Makinen Edition , Evo VIII, Evo XI ve Evo X) organizasyona katılan araç sahipleri piste çıkıp parkurlarda maharetlerini sergile(yeme)dikten sonra araba ne kadar muhteşem de olsa sürücünün önemini de hakkıyla görmüş olduk.
Hava biraz kapalı biraz da rüzgarlı olmasa (olimpiyat stadının rüzgarını duymayan kalmadı zaten) ve de umduğumuz çıkıp Serhat bey bize kapanışta bir şov yapsa üzerine kaymak olacaktı. Kısmet değilmiş.
Bizzat çektiğim fotoları ve videoyu ekledim. Videonun kesit kesit olmasının nedeni makinemin (Olympus SP560-UZ) en yüksek çözünürlükte maksimum 40 saniyelik çekimler yapmasıydı. Sanırım bu sensörü koruma amaçlı bir sık rastlanılan bir durummuş. Neyse daha sonra çektiğim fotoları Camtasia Studio programı ile birleştirip izlediğiniz hale getirdim. İçerden kasten kayıt yapmadım 2-3 dakika sürecek bu zevki kamerayla 40 saniyede bir uğraşarak heba etmemeyi tecih ettim. İçerden buradan göründüğünden 4-5 kat daha keyifli olduğunu ama üzerine gelen G kuvvetinin veridiği keyfin de bundan 4-5 kat zevkli olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.
