Bu kez de ülkemizdeki en güçlü Lancer modeli incelemesi ile karşınızdayım.
Aracı biraz da ülkemizde satılan 1.5 ve 1.6 litrelik versiyonları ile arasındaki farklardan da yararlanarak anlatalım.
Motor:
Kullanılan 1798 cc hacmindeki motor 143 PS güç ve 177 Nm tork üretirken üretirken rakiplerine oranla düşük tüketim değerleri sunuyor. 1.5 ve 1.6 litrelik motordan farklı olarak sadece emme değil egzost supaplarında da MIVEC uygulaması var. Zaten bu farkı 4B10 kodlu olmasından da anlayabilirsiniz. 1.5 Motorlar 4A91, 1.6 motrlar ise 4A92 kodlu.
Düşük devirlerde de canlı olan motor ara hızlanmalarda da gazı köklemeden hızlanmanızı sağlıyor. Bu durumda yüksek hacimli motorun farkını da hissediyorsunuz.
Şanzıman:
Jatco üretimi CVT şanzıman kullanan araç tork konvertörü sebebiyle tüketim ve performans verilerinde düz vitesli (ki ülkemizde sadece CVT şanzımanlı model satılmakta) versiyonunun gerisinde. Ama klasik otomatik şanzımanlara oranla çok az gerisinde. Şehir içinde düz vitesli versiyona göre 0.5 litre, şehir dışında ise sadece 0,2 litre fazla tüketim verisine sahip. 0-100 hızlanmasında ise sadece 1,5 saniyelik bir fark var.
Vites geçişleri olmadığı için süreklilik arz eden bir sürüş karakteristiği sunan şanzıman aynı zamanda direksiyon arkasındaki magnezyum (metal olması dokunduğunuzda ayrı bir his veriyor belirteyim) vites değiştirme kulakçıkları sayesinde istenildiğinde manuel vites değişimine olanak tanıyor. Aslında vites değişimi değil de CVT şanzımanın belirli 6 adet dişli oranı arasında atlama yapması demek daha doğru olur. Otomatik modda sizin sürüş karakteristiğinizi belirli aralıklarla ölçüp güncelleyen şanzıman (INVECS III) sakin sürüşlerde ekonomi odaklı çalışıyor. Gazı köklediğinizde daha performanslı çalışsa da gerkeçten spor bir sürüş hissi için manuel moda geçmek en iyisi. Yaptığım denemelerde manuel kullanımda 1 saniye kadar daha iyi bir hızlanma verisi elde ettim.
CVT şanzımanın yüksek tork altında sıkıntılı oluşu bilinen bir durum (CVT şanzımanlı Ford C-Max dizel araçları hatırlayın) ama Amerika'da satılan 2.4 lt motorlu araçlarda da birebir aynı şanzımanın kullanıldığı düşünülürse yüksek tork sebebiyle şanzımana bir zarar gelmeyeceğine emin olabilirsiniz. Çünkü şanzıman çok daha fazlasını taşımak üzere dizayn edilmiş.
Konfor ve müzik sistemi:
Bluetooth, Far-yağmur sensörü, Cruise Control gibi ekstraların yanında Rockford Fosgate 650 W Premium Müzik sistemi en önemli donanım bence. Bagajda bulunan 10'' lik punch ile bass vuruşlarını çok iyi hissedebiliyorsunuz. 6'lı cd değiştiriciye sahip müzik sisteminde cd'leri ana ünite üzerinden takıyorsunuz.
Sanırım bu harika ses sisteminin hatırına aracın yalıtımı da diğer donanım seviyelerine oranla iyi.
Ayrıca iç mekandaki göste kullanılan kuşakta, 1.5 ve 1.6 larda olmayan vites topuzu arkası kapaklarda ve vites topuzu çevresinde kullanılan karbon görünümlü kaplama da araca ayrı bir hava katıyor. Bir ayrıntı da iç döşemede sadece siyah seçeneği var ve döşemede kullanılan kumaş diğer donanımlara göre oldukça kaliteli.
Bir fark da ön kol dayamanın 2 gözlü olması ve kol dayama içerisinde 12 V aksesuar girişinin bulunması.
Yol Tutuş ve Güvenlik:
1.5 ve 1.6 versiyonlarından daha farklı spor ayarlı arka amortisör sistemine sahip araçta ön amortisör kule gergisi de mevcut. 18'' jantlar ve düşük yanaklı lastiklerle bir anlam kazanan kule gergisi aracın burulma rijitliğini arttırıyor ve dönüşlerde yola daha sıkı yapışmaya sebep oluyor. Araçtaki Yokohoma Advan lastikler de yola tutunma konusunda oldukça başarılı. 1.5 aracımla esp'yi devreye bir kaç defa sokmama rağmen bu araçla kasıtlı yapmam dışında esp'yi devreye sokamadım. Ayrıca patinaj önleme sisteminin hemen devreye girmemesi de hem lastik hem de şanzıman farkında olsa gerek.
9 hava yastığı ABS-EBS-ESP-ASR yine standart.
Ekonomi:
Yine bir mitsubishi klasiği diyebiliriz. Fabrika verilerinin tutmasını bırakın bu verilerin aslında mütavazi olduğunu bile görüyorsunuz. Şehirler arası 6.2 lt olan tüketimi 6 lt yapmak için fazla uğraşmanıza gerek yok. İstanbul içi kullanımı (köprü geçişli) yapıldığı düşünülürse (bu bence karışık kullanımdan biraz daha şehiriçine yakın bir kullanım oluyor) yol bilgisayarının verdiği 9 lt'lik genel ortalama bence oldukça iyi bir değer. Bu değer bir çok markanın 1.6 otomatik modelinin sahip olduğu değerden çok daha iyi. Unutmayın bu araba 1.8 litre ve 143 PS. Bunu marka içinde karşılaştırısak 1.5 AT aracımla bu değer 8.6 lt idi. Bu da farkın motorun az daha fazla teknolojiye sahip olmasının dışında CVT şanzımanın görevini iyi yapmasından kaynaklandığını gösteriyor.
Fotoğrafları da sonra eklerim.
Mitsubishi Lancer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mitsubishi Lancer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Aralık 2010 Perşembe
25 Nisan 2010 Pazar
Vialle Lpi Kullanıcı Yorumlarım
Selamlar,
Son oluşan benzin zamları ve hesapta olmayan aracı daha fazla kullanma ihtiyacım sebebi ile giriştiğim alternatif arayışlarına aracıma Vialle Lpi sistemini uygulatarak son vermiş bulunuyorum.
Vialle firması Hollanda merkezli bir firma olup Lpg dönüşüm sistemleri üreten bir firma. Lpi sistemi ise Liquid Prophane Injetion kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve Lpg'nin sıvı halde silindirlere püskültülmesine dayanan bir sistem.
Sistem 2009 yılından beri TEMSA firması tarafından Türkiye'ye getirilmekte.
Sistemin avantajları Sıralı sistemlere göre avantajları,
- Güç ve çekiş kaybı yok. Hatta incelemelerim sonucu bu sistemlerle güç kazancı yaşanabildiği fakat mekanik problemler oluşmaması adına sistemin ona göre ayarlandığı (bir nevi güçten düşürüldüğü) belirtilmiş. Kaynak: wiki
- Buharlaştırıcı yok. Bu sebeple başlayan sistem sıralı sisteme göre daha çabuk lpg ile çalışmaya başlıyor. Zira motor suyu sıcaklığı bu sistem için çok da önemli değil. Ayrıca aracınızın şebekesinin de kesilmesine gerek kalmıyor.
- Backfire riski yok.
- Ayar ve bakım gerektirmiyor. Sistem monte edildikten sonra hava şartları vs gibi durumlar sebebi ile ayar gerektirmediği gibi, ayarının kaçması ya da periyodik bakım gibi bir durum da söz konusu değil.
- Aracınıza özel. Evet sistem tamamiyle aracınıza özel bir yazılımla geliyor ve bu şekilde montajlanıyor. montajı yapan kişinin ayar yapmasına filan gerek yok. Daha önceden bildirdiğiniz araç özelliklerine göre (marka, model, motor vs) siparişiniz geliyor. Ve aracınızın kendine has özellikleri ile de birebir uyumlu. Mesela supap zamanlaması (mivec, v-tec (Honda araçlara aynı firmanın başka bir ürünü montajlanıyor) ,vvt vs) ile.
- Daha ekonomik. Sistem aracınıza özel ve bakım-ayar gerektirmeye bir sistem olduğundan dolayı sıralı sisteme göre daha ekonomik. Aslında tüketimi sıralı sistemden az değil. Ama ayarlaması mükemmel yapılmış bir sıralı sistem kadar yaktığını ve bu ayarını sıralı sistemin tersine sürekli koruduğu ve bakım gerektirmediğini de hesaba katarsanız tüketime olumlu etkisi olduğunu konusunda haklı olduğumu kabul edersiniz. Yanlış anlaşılmasın iyi ayarlanmış bir sıralı sistemden az yakmıyor.
- Isınma sebebiyle arada benzinle çalışma rejimine geçmiyor. Sürekli devir saati kırmızı bölgede kullanılırsa tabi gerektiği taktirde bunu yapıyor.
- Aracın garantisi bozulmuyor (sadeceMitsubishi kullanıcıları için)
- Tüm parçaları ithal. Bu kalite yanında ürünün pahalı olasını da getiriyor.
Gelelim sisteme, sistem benzin sisteminin neredeyse aynısı. LPG tankı içerisindeki sıvı haldeki yakıt bir dalgıç pompa vasıtasıyla regulatöre oradan da enjektörlere gönderiliyor. Aracın ecu'sundan da bilgi alan ve kendi ecu'suna sahip sistem enjektörlerin gerektiği kadar püskürtme yapmasını sağlıyor. Bu enjektörler aracın emme manifoldu üzerine yerleştirilmiş ve manifolt içerisinden silindirlere kadar uzanan kılcak diyebileceğimiz borularla Lpg'yi silindirlere sıvı halde püskürtüyor. Regulatörden gönderilmiş ama enjektörlerden püskürtülmemiş sıvı haldeki lpg tekrardan tankınıza geri dönüyor. Sonuçta buharlaşırma filan yok değil mi?
Şimdi de tüketim değerlerimden biraz bahsedelim. Benzinle kullanımında en son ilk 12500 km için 8,6 Lt/100 km şeklinde olan tüketimim litre fiyatı 3,75 liralık benzin üzerinden km de 32 kuruş gibi bir değere sahipti. Şimdi ise bu tüketimim km de 19 kuruş seviyesine geriledi. Bu da %40 seviyesinde bir tasarruf demek. Tabi bu tüketim değerleri henüz 4. deposunda olan aracım için erken değerler olabilir. Kışın havaların soğumasıyla bu tüketimin biraz artacağını düşünüyorum. Diğer yandan bahar aylarında olduğumuzu hesap edersek yaz aylarında bu değerin daha da düşeceği inancındayım. Bu durumda yine ortalamamın bu seviyelerde dolaşacağı düşüncesindeyim.
Bir kaç tane fotoyu yakında ekleyeceğim. Şimdilik ilgilenenler için link veriyorum.
http://www.vialle.com.tr/
Son oluşan benzin zamları ve hesapta olmayan aracı daha fazla kullanma ihtiyacım sebebi ile giriştiğim alternatif arayışlarına aracıma Vialle Lpi sistemini uygulatarak son vermiş bulunuyorum.
Vialle firması Hollanda merkezli bir firma olup Lpg dönüşüm sistemleri üreten bir firma. Lpi sistemi ise Liquid Prophane Injetion kelimelerinin baş harflerinden oluşan ve Lpg'nin sıvı halde silindirlere püskültülmesine dayanan bir sistem.
Sistem 2009 yılından beri TEMSA firması tarafından Türkiye'ye getirilmekte.
Sistemin avantajları Sıralı sistemlere göre avantajları,
- Güç ve çekiş kaybı yok. Hatta incelemelerim sonucu bu sistemlerle güç kazancı yaşanabildiği fakat mekanik problemler oluşmaması adına sistemin ona göre ayarlandığı (bir nevi güçten düşürüldüğü) belirtilmiş. Kaynak: wiki
- Buharlaştırıcı yok. Bu sebeple başlayan sistem sıralı sisteme göre daha çabuk lpg ile çalışmaya başlıyor. Zira motor suyu sıcaklığı bu sistem için çok da önemli değil. Ayrıca aracınızın şebekesinin de kesilmesine gerek kalmıyor.
- Backfire riski yok.
- Ayar ve bakım gerektirmiyor. Sistem monte edildikten sonra hava şartları vs gibi durumlar sebebi ile ayar gerektirmediği gibi, ayarının kaçması ya da periyodik bakım gibi bir durum da söz konusu değil.
- Aracınıza özel. Evet sistem tamamiyle aracınıza özel bir yazılımla geliyor ve bu şekilde montajlanıyor. montajı yapan kişinin ayar yapmasına filan gerek yok. Daha önceden bildirdiğiniz araç özelliklerine göre (marka, model, motor vs) siparişiniz geliyor. Ve aracınızın kendine has özellikleri ile de birebir uyumlu. Mesela supap zamanlaması (mivec, v-tec (Honda araçlara aynı firmanın başka bir ürünü montajlanıyor) ,vvt vs) ile.
- Daha ekonomik. Sistem aracınıza özel ve bakım-ayar gerektirmeye bir sistem olduğundan dolayı sıralı sisteme göre daha ekonomik. Aslında tüketimi sıralı sistemden az değil. Ama ayarlaması mükemmel yapılmış bir sıralı sistem kadar yaktığını ve bu ayarını sıralı sistemin tersine sürekli koruduğu ve bakım gerektirmediğini de hesaba katarsanız tüketime olumlu etkisi olduğunu konusunda haklı olduğumu kabul edersiniz. Yanlış anlaşılmasın iyi ayarlanmış bir sıralı sistemden az yakmıyor.
- Isınma sebebiyle arada benzinle çalışma rejimine geçmiyor. Sürekli devir saati kırmızı bölgede kullanılırsa tabi gerektiği taktirde bunu yapıyor.
- Aracın garantisi bozulmuyor (sadeceMitsubishi kullanıcıları için)
- Tüm parçaları ithal. Bu kalite yanında ürünün pahalı olasını da getiriyor.
Gelelim sisteme, sistem benzin sisteminin neredeyse aynısı. LPG tankı içerisindeki sıvı haldeki yakıt bir dalgıç pompa vasıtasıyla regulatöre oradan da enjektörlere gönderiliyor. Aracın ecu'sundan da bilgi alan ve kendi ecu'suna sahip sistem enjektörlerin gerektiği kadar püskürtme yapmasını sağlıyor. Bu enjektörler aracın emme manifoldu üzerine yerleştirilmiş ve manifolt içerisinden silindirlere kadar uzanan kılcak diyebileceğimiz borularla Lpg'yi silindirlere sıvı halde püskürtüyor. Regulatörden gönderilmiş ama enjektörlerden püskürtülmemiş sıvı haldeki lpg tekrardan tankınıza geri dönüyor. Sonuçta buharlaşırma filan yok değil mi?
Şimdi de tüketim değerlerimden biraz bahsedelim. Benzinle kullanımında en son ilk 12500 km için 8,6 Lt/100 km şeklinde olan tüketimim litre fiyatı 3,75 liralık benzin üzerinden km de 32 kuruş gibi bir değere sahipti. Şimdi ise bu tüketimim km de 19 kuruş seviyesine geriledi. Bu da %40 seviyesinde bir tasarruf demek. Tabi bu tüketim değerleri henüz 4. deposunda olan aracım için erken değerler olabilir. Kışın havaların soğumasıyla bu tüketimin biraz artacağını düşünüyorum. Diğer yandan bahar aylarında olduğumuzu hesap edersek yaz aylarında bu değerin daha da düşeceği inancındayım. Bu durumda yine ortalamamın bu seviyelerde dolaşacağı düşüncesindeyim.
Bir kaç tane fotoyu yakında ekleyeceğim. Şimdilik ilgilenenler için link veriyorum.
http://www.vialle.com.tr/
Etiketler:
lpi,
Mitsubishi Lancer,
sıralı sistem,
Sıvı enjeksiyon,
TEMSA,
Vialle lpi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
